gusül

boşalma ile bozulan ve alış şekli normal abdestten farklı olan abdest çeşidi. islama göre gusülsüzken kuran ayeti okuyamaz, namaz kılamazsın vs.ayrıca olmayınca şansının yaver gitmediğine dair söylentiler de vardır.

oy asiye asiye

asiye
12 nisan 2005 05:46 · türküler
türkülerimiz, belki de yaşayan en gerçek tarih. hani deriz ya her türkü bir tarih, işte onlardan biri. 1973 yılından bu yana trt reparturlarına giren ancak çok öncesi olan bir türkü gibi klasiği. biz tek bir kelimesine dahi dokunmadan torunu sevgili sündüz kuğu'nun kaleminden sizlere aktarıyoruz..sağolasın sündüz, türkülerimiz adına..!


olay çavuşlu'da (çavuşlu giresun'un görele ilçesine bağlı bir beldedir)geçiyor. asiye kuğuzade süleyman bey'in kızı... halk tarafından karabey olarak hitap ediliyor süleyman bey'e. karabey olarak hitap edilmesinin nedeni babasının yavuz sultan selim tarafından mısır'dan davetli olarak trabzon'a gelmesi ve trabzon'da kendisine beylik olarak giresun'un bir kısmı(trabzon, rize, gümüşhane, erzurum) olarak verilmesi.

mısır'dan geldiği için karadeniz'i çok beğeniyor. yorgun bir yolculuk geçiriyorlar. çavuşlu'da atının ayağına taş takılıyor ve orada nalını değiştirmek zorunda kalıyorlar. denizini ve manzarasını çok beğeniyor. çavuşluya konak yaptırıyor. kale olarak da kullanılıyor yaptırdığı konak. sisdağı'nın altındaki kurukale'de taş ocağı kurdurup oradan çavuşlu'ya kadar insanları sıra şeklinde dizip taşları vererek konağı yapmaya başlıyorlar. duvarların harcını köylülerden topladığı süt ve yumurtadan yapıyor sağlam olması için.

asiye bilindiği gibi sarışın değil kısa boylu esmer biridir. üç kız kardeşlerdir... erkek kardeşi olmadığı için babası tarafından damatlar içgüvey olarak konağa yerleşiyor. nazif bey kendisi zengin tüccardır ve beşikdüz'lüdür... asiyenin nazif'den olma iki kızı vardır. mutlu bir beraberlikleri vardır. nazif bey evdeki hizmetçiyle (nazire diye biliyorum isim yanlışlığı olabilir) onunla asiye'yi aldatıyor. bundan asiye'nin haberi olunca kıyamet kopuyor başlıyorlar tartışmaya... nazif bey: "senin gibi kara kuru birine mi kaldım" deyince asiye'nin bu sözler çok gücüne gidiyor. hemen boşanma işlemlerine başlıyor. o yıllarda hangi taraf boşanma dava açarsa nafaka ödemek zorunda... babasından kalma (babaannemin anlattığına göre) sisdağı'na yakın bir köydeki yerini 40 veya 40 bin altına satıyor. mahkeme günü gelip çatıyor. o zamanlar kadınlar kara çarşaf giyiyorlardı ve yüzlerini peçeyle örtüyorlardı. boşanma işlemini bitince mahkeme kapısında nazif bey düşüp bayılıyor." asiye bunu bana nasıl yaparsın "diye...

o arada batum'dan görevli olarak görele'ye gelen zaptiye memuru ahmet bey olaylara şahit oluyor ve" ne yüce kadınmış ki, kocası boşanan
kadının arkasından düşüp bayılıyor" diye düşünüyor. asiye çarşaflı olduğu için onun yüzünü göremiyor. çevresinden asiye hakkında bilgi topluyor. bu arada, zaman sonra nazif ile nazire evleniyorlar çocukları oluyor. asiye konağa geri dönüyor iki kızının velayetini alıyor ve nazif'e çocuklarını göstermiyor. altı sene uğraşan ahmet bey araya asiye’nin amcaoğlu aslan beyin ricasıyla evlenmeye karar veriyor. düğün hazırlıkları kendi içlerinde sürüyor. ahmet bey uzun boylu sarışın ve yeşil gözlü yakışıklı biri diye dilden dile dolaşıyor. ahmet bey asiye'yi gelin olarak konaktan görele'nin yeğenli köyüne; devletin kendisine verdiği eve getiriyor. nazif, eşi annesi ve akrabalarıyla evin bahçesinde oturmuş sohbet ederken o sırada çavuşlu'da (çiftlik deniliyor) dörtnala koşan uzun boylu heybetli bir atlı beliriyor. nazif bey ayağa kalkıp, "kim bu gelen acaba, yabancı biri" diyor. çevresindekilerden, o gelen asiye'nin kocası sözünü duyan nazif bey; "nazire bir tas su ver" diyebiliyor. bir iki yudum su içebilen nazif bey orada yığılıp kalıyor.

nazif beyin annesi tarafından asiye’ye ağıt olarak yazılan türkünün gerçek hayatını size yazdım... asiye ahmet bey'le mutlu bir beraberlik geçiriyor...


sevgili babannemin anlattığına göre;" altı sene niçin dul kaldım" diye hep yakınıyormuş. bu türkü dillerden dillere böyle söylenip geliyor. babaannem 1973 yılında istanbul'da halamın kızının kına gecesinde bu türküyü rahmetli ömer akpınar'a veriyor. ..

ağasarın balını
gel salını salını
adam cebinde daşır
seen gibi gelini

oy asiye asiye
tütün guydum kesiye
anan seni veriyuda
bi emlek pırasıye
oool nazim'im olll

sis dağının başlarıda
püfür püfür esiyu
baban bu yıl gurbanıda
çife çifte kesiyu

nakarat

kaynak kişi:
sündüz kuğu
derleyen:
ömer akpınar
yöre:
giresun/görele/çavuşlu
2